Son zamanlarda Türkiye'yi kasıp kavuran, yayınlandığı günlerde yer yerinden oynayan ve hatta çekim yapıldığı evin önü, içeride çekim olmadığı günlerde bile türbe gibi ziyaretçi akınına uğrayan, Sarıyer'deki evime gidip gelirken çekimi izleyenlerin neden olduğu trafik sıkışıklığı nedeniyle zor anlar yaşadığım bir dizimiz var:
Aşk-ı Memnu...
Önce başrol oyuncularından olan hanım kızımız, annesinden intikam almak için annesinin aşık olduğu, babası yaşında bir adamla evleniyor. Sonra adamın yakışıklı yeğeni bu adamın eşiyle, yani kendi yengesiyle yatağa giriyor... Kulağa ne kadar iğrenç ve itici geliyor değil mi. Ama bu iğrenç durum senaryoda öyle allanıp pullanıyor ve aşk maskesi altında servis ediliyor ki herkes ağzı açık, bu güzel kız ve yakışıklı (!!!!) erkeğin fan fini fin fon'unu izliyor. İşte bu yüzden bu tür dizilerin pornodan bile zararlı olduğunu düşünüyorum. Porno nun zaten adı belli, iğrençse iğrenç, kötüyse kötü, ister al ister alma. Ama Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü tarzı çarpık ilişkilerin allanıp pullanarak aşkın güzelliği maskesiyle servis edilen bu tür diziler ise farkında olmadan ailemizin içine girerek farkında olmadan derinlemesine nüfuz ediyor.
Ondan sonra haberlerde ve kadın kuşağı programlarında, şu başlıklar altında izle dur: Eşim en yakın arkadaşımla kaçtı... Karım 2 ay ortada yoktu, sonra geldi, sokakta kalmasın diye aldım evime, şimdi amcamın oğlu da ortada yok, o da... Kendini aldatan eşini 46 yerinden bıçaklayarak çocuğunun gözü önünde öldürdü... Kendisini aldatan eşinin cinsel organını uyurken kesip (eşi mi uyuyor başka şey mi onu da anlayamadım), karşı evin damına attı, polis damdaki organı bulup, ambulansa yetiştirdi ve hastanede başarılı bir operasyonun ardından yerine geri dikildi (Adam kaldığı yerden devam edebilsin diye mi)... Fesüphanallaaahhh... Tüm bunlar 2 ay içinde mağdurlarıyla bizzat birebir diyalog kurmuş olduğum haber konularıdır.
Sihirli annem
Malum, bir de çocuk dizileri var. 4-15 yaş aralığına hitap eden bu dizide, büyücü kadın kocasını köpeğe dönüştürüyor. Köpek olan adam, karısının aşık olduğu adamla ilgili karısıyla dalga geçip espriler yapıyor ve büyücünün çocukları da bu esprilere gülüp, köpek babasının bu durumuyla dalga geçiyor. Bilmiyorum yoruma gerek var mı?
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu
Öte yandan bu diziler hakkında RTÜK'e gelen şikayetler, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtiyor. Türk halkı en çok 'Aşk-ı Memnu'dan şikayetçi olmasına rağmen, en çok da onu izliyor... Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) 2009 yılında en çok şikayet yerli dizilerden gelirken, bu diziler arasında ilk sırayı ''Aşk-ı Memnu'' dizisi aldı. Gelen şikayetlerin yüzde 20'si diziler üzerinde yoğunlaşırken, seyirci, bazı yerli dizilerin ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırı'' olduğu görüşünü savundu. Ama en çok da onu izledi. Yani farkında olmadan zehirlendi.
RTÜK şikayetleri
RTÜK'ten alınan bilgiye göre, RTÜK'ün, ''444 1 178'' iletişim Merkezi ve web sitesine, izleyiciler tarafından 2009 yılının 9 aylık döneminde toplam 48 bin 601 başvuruda bulunuldu.
RTÜK'e yapılan şikayetlerde yerli diziler ilk sırayı alırken, bu şikayetlerin yüzde 20'sinin diziler, yüzde 13'ünün yarışmalar, yüzde 10'unun reklam kuşakları, yüzde 9'unun eğlence programları, yüzde 6'sının güncel programlar, yüzde 6'sının haber bültenleri ve yüzde 5'inin de yorum programları hakkında olduğu belirlendi.
RTÜK'e ulaşan şikayetler incelendiğinde, izleyicilerin en çok "çocukların ve gençlerin korunması'' ile ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' gerekçesiyle şikayette bulunduğu belirtildi.
YEMEK PROGRAMLARINA DA ŞİKAYET VAR
İzleyicilerin yerli dizilerle ilgili en fazla öne çıkan şikayet gerekçesi, ''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' oldu. Bu yöndeki şikayetlerin yüzde 40'ı da yerli diziler için iletildi.
''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' kriterine ilişkin olarak vatandaşlardan gelen şikayetlerin yüzde 40'ı diziler hakkında gerçekleşti. ''Çocukların ve gençlerin korunması'' kriteri hakkındaki şikayetlerin yüzde 35'i de yine dizilere ilişkindi.
En çok şikayet edilen yerli dizi ''Aşk-ı Memnu'' olurken, bu diziyi ''Kurtlar Vadisi-Pusu'' ve ''Tek Türkiye'' izledi. Tüm yerli diziler hakkındaki şikayetlerin yüzde 25'i, ''Aşk-ı Memnu'' dizisine geldi.
''Türk aile yapısı ve ahlaka aykırılık'' kriterine ilişkin bildirimlerin yüzde 24'ü yarışmalara ilişkin olarak geldi. Bu konuda en fazla şikayet 2 bin 304 bildirimle ( yüzde 37) ''Yemekteyiz'' adlı programa geldi. Bu programı, şikayetlerin yüzde 16'sını alan ''Bir Şarkısın Sen'' ve yüzde 9'unu alan ''Mehmet Ali Erbil'le 50 Sarışın'' takip etti.
İZDİVAÇ PROGRAMLARINA ŞİKAYET
RTÜK'e başvuran seyirciler, sadece reklam kuşaklarını değil, aynı zamanda özellikle diziler ve filmler içerisinde yayınlanan reklamları da eleştirdi. İzleyiciler en çok reklamların uzunluğundan ve müstehcenliğinden (yüzde 20) şikayetçi oldu.
Kuşak programları hakkında kaydedilen 4 bin 333 bildirimin yarısına yakını ''Zuhal Topal;la İzdivaç'' adlı programa yönelik olarak gerçekleşti. Bunu yüzde 13 oranıyla ''Müge Anlı ile Tatlı Sert'' ve yüzde 8'lik oranla ''Esra Erol'la İzdivaç'' adlı kuşak programları izledi.
Bu üç programa ilişkin bildirilen şikayet gerekçelerinde ilk sırayı ''kişilik haklarına aykırılık-hakaret'' konusu alırken, ''ayrımcılık (dil, din, ırk)'' ve ''kişiye yönelik şikayet (sunucu veya katılımcı)'' kriterleri hakkında da bildirimde bulunuldu. Vatandaşların şikayetlerinin, programda kullanılan ifadeler ve bunları dile getiren katılımcılar üzerinde yoğunlaştığı gözlendi.
Haber bültenleriyle ilgili şikayetlerde ise yüzde 40 oranında ''siyasi parti propagandası'', yüzde 38 oranında da ''taraflık yayıncılık'' yapıldığı savunuldu.
Haber bültenleri konusunda en fazla şikayet edilen kanallar, yüzde 13 ile Kanal D, yüzde 12 ile Star TV ve yüzde 11 ile Show TV oldu.
İzleyiciler, yaptıkları başvuruların yüzde 27'sinde genel anlamda bütün kanallardaki haber bültenlerinden şikayetçi oldu.
Bu Yazı Toplam 383 Defa Okunmuştur