E-Posta Gönder Yazdır Yorum Ekle
13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto
AK Parti Muhalefeti, CHP İktidarı Öğrenemedi

Sarıyer gündemini meşgul eden istifalara paralel bir sayı hazırlamanın güçlüğünü yaşadık. Tam baskıya gireceğiz ki “yazıyooor yazıyooorrr cayır cayır yazıyooorrr. İşte son istifaları ilk bizden okuyun” içerik ve başlıklı yeni haberler yazmak zorunda kalıyor ve gündemi yeniden ele almak zorunda kalıyorduk. Bu istifalarla ilgili çeşitli söylemler olmakla beraber en bariz olanına değineceğiz, ama önce buzdağının altına inerek:


Yerel seçimlerde, AK Parti karşıtı olan seçmenlerin sivil bir inisiyatifle Sarıyer Belediyesini CHP’li kadrolara teslim etmesinin üzerinden tam bir yıl geçti. Şimdi bu giriş cümlesi de nedir böyle diyenler çıkacak, hemen oradan başlayalım: CHP, Sarıyer’de seçim kazanmadı. AK Parti karşıtı olan bazı Atatürkçü düşünenler ile iktidar yıpranması dediğimiz olay gereği mevcut gidişattan memnun olmayan vatandaşlar, birbirlerinden bağımsız olarak bir inisiyatif oluşturarak oy takdirlerini CHP’den yana kullandılar. Peki kullandılar da ne oldu. CHP altyapı olarak iktidara hazır mıydı?


Durum gösteriyor ki; hazır değildi. Başta vatandaşa dağıtılan başkan Şükrü Genç imzalı “3 ay içinde Sarıyer’de tapusuz ev kalmayacak” başlıklı vaat olmak üzere, hiçbir vaat yerine getirilmedi. İşte bunlar için hiç düşünmeden ilk akla gelenler:


3 ay içinde verileceğine dair söz verilen tapular...


Sarıyer Merkez’de ve deniz kenarında yapılacağı sözü verilen balıkçılar çarşısı...


Sarıyer Spor Kulübünün yeniden şahlanması ve tesisleşme...


Meclis salonu bile olmayıp, kültür merkezinin koridorunda gecekondu usulü meclis toplantısı yapan, tüm birimleri ile Sarıyer’in çeşitli yerlerinde konuşlanmış Sarıyer Belediyesinin, hizmetlerini tek çatı altında toplayacak belediye binası...


Başkanın seçim öncesindeki kendi deyimiyle; sosyal farklılıkları olan ama Sarıyerlilik ortak paydasında birleşen çeşitli kesimleri buluşturacak faaliyetler, kültür merkezleri, sinema, tiyatro salonu...


Sarıyer’in kurtuluşu olacak müthiş turizm atılımı ve tesisleşme...


Seçim öncesinde oyların iktidar partisine gitmesine engel olmak için söylenen “Merkezi hükümet önemli değil, Sarıyer’e hizmet konusunda tüm engelleri aşacak bürokrat bir anlayış içerisinde olacağız ve Sarıyer hiçbir şeyden geri kalmayacak” sözü ve bunun gereği olan hastane çalışması...


Balığın Karadeniz’den girişi yapılan ilk bölge olması nedeniyle Sarıyer’e yapılacağı söylenen balıkçı barınağı ve balık hali...


Özel günlerin kutlanacağı ve övüneceğimiz bir Sarıyer Meydanı...


Her görüşe sahip sivil toplum kuruluşları ve parti ayrımı yapılmaksızın yapılacak sosyal oluşumlar ile özellikle de yerel basınla koordineli ve uyum içinde alınacak kararların birlikte uygulanacağı bir zemin hazırlanarak uygulanması...


Kapanmasından mevcut belediyeyi sorumlu tutarak biz gelince açacağız denilen Emek Kafe...


Su verilmemesinden mevcut belediye sorumlu tutularak oy avcılığı yapılan ve “biz gelince suyunuz bağlanacak” denilen Maden Dere içine su bağlanması vs… vs… vs…


Durum öyle gösteriyor ki, CHP’li adaylar seçim öncesinde oy avcılığı nedeniyle bol keseden atmışlar, fakat gerçeklerle yüzleşince, buna ekonomik krizin büyümesi ve belediyeciliğin bilinmemesi de eklenince vatandaşın bu teveccühüne layık olamamışlardır. Hatta içlerinde başkanın çocukluk arkadaşları dahi bulunan anadan doğma birçok CHP’li “Yahu Yusuf Tülün bile bunlardan iyiydi, belediyeciliğin her türlü katakullisini bildiği için işler yürüyordu” diyor.


CHP iktidarı beceremiyor da AK Parti çok mu iyi? Sert muhalefetin fiziki ve sesli sertlik ile agresif tavırlarla yapılacağını sanan, sadece işleyiş ve hizmeti engelleyecek muhalefet yapmaya kalkan, haklı olduğu durumlarda bile meramını ne meclise ne de kamuoyuna aktarabilme becerisini gösterebilen, sadece fazla önerge vererek, meclis çalışmasını engellemekle kendini belli eden bir muhalefet anlayışı Sarıyer’e ne verebilir ki.


“Başkan meclis kürsüsünden belden aşağı fıkra anlatmasın önergesi” ne çok güldüm doğrusu. Tamam anlatılmamalı tabii ki de bunun için de önerge mi verilir, önerge vermek bu kadar ayağa mı düşürülür. Başkan henüz bir yılı doldurup izin hakkını elde etmeden kaç kez ve kaçar gün izne çıktı? Bırakın bir yılı, 3 ay olmadan Şebinkarahisar gezisine çıkıp elinde sopa, başında ters çevrilmiş şapka ve göbeğine kadar düğmeleri açık bir şekilde “seçim stresi” atılırken, vadiye yapılan bu seyahat iş gezisi miydi, tatil mi? İş gezisi ise; Sarıyer’i vadide temsil eden başkanımın iş elbiseleri çok yakışmış, tatil ise zaten lafımız yok, kanunlar ortada.



Ak Parti, bu durumdan bi haber, belediye personelinin hafta sonu bir belediye yetkilisinin evine ekstraya gidip de mesai yazıldığından bi haber, başkanın fıkralarıyla uğraşırken, MHP’den hiç bahsetmiyorum bile. “Bir senede ne yapılabilirdi ki” diyerek desteğe devam kararı alınmış. Ne diyelim “öyle iktidara böyle muhalefet” Allah Sarıyerlinin yardımcısı olsun…


İşte çeşitli söylenti ve hata iftira olduğunu bildiğim bir takım iddialardan ziyade, yukarıda yazdıklarımızın paralelindeki en gerçekçi istifa nedeni. “Bina yıkılıyor kaçın canınızı kurtarın”


Bu Yazı Toplam 397 Defa Okunmuştur
25 Haziran 2010 11:39
MÜKEMMEL
YUSUF TURAN
ŞAHANE BİR YAZI OLMUŞ...HER BİR KELİMESİNE KATILMAMAK ELDE DEĞİL..ELİNİZE AĞZINIZA SAĞLIK
23/06/2010 23:41
SON DAKİKA
ÜYE GİRİŞİ
Video Haber
Yazarlar
Eyüp ODABAŞI
Eyüp ODABAŞI
İrfan TERZİ
İrfan TERZİ
Pror. Dr. ERTAN TEZCAN
Pror. Dr. ERTAN TEZCAN
Selçuk Kavaloğlu
Selçuk Kavaloğlu
Yaşar Ağsu
Yaşar Ağsu
Fecrihan İbrahimoğlu
Fecrihan İbrahimoğlu